İyidere
Gümüş İşleme Atölyesi İyidere Sakinleri Nihat Mete Pileki Mağarası Resimler Rize Bezi El Dokumaları
Hastalıklar ve Yöresel Tedavi
Deyiş ve Atasözleri
Bilmeceler
Hayatın İçinden
Aspet Türküsü İyidereli Şehitler

İYİDERE
M.Ö.700 yıllarında Milletlilerce kurulan önce Roma, sonra Bizans ve Pontus Rum egemenliği altında kalan yerleşim yeri, 1461 yılında Fatih Sultan  Mehmet tarafından Osmanlı Devleti sınırları içerisine katılmıştır.

Eski adı "Aspet"’ olan İlçe merkezi Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından sonra Bucak olarak yapılandırılmıştır. İyidere çayından dolayı da İyidere ismini almıştır.

1930 yılından 1990 yılına kadar 60 yıl nahiye olarak kalan İyidere 21.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla İlçe oldu.

İyidere İl’e 14 km uzaklıkta olup, 8 Mahalle ve 7 Köyü bulunmaktadır.

İlçe yüzölçümü yaklaşık 25 km² dir. Doğusunda Derepazarı, batısında Of, Güneyinde Kalkandere ve Kuzeyinde Karadeniz ile çevrilidir.

İlçe merkezi denizin kıyısında kurulmuş olmasına rağmen dağlık alanda yer alan İlçenin güneyini boydan boya bir duvar gibi kaplayan Doğu Karadeniz dağları ile doğu ve güneye gidildikçe rakım yükselir.

İlçe yerüstü kaynakları bakımından oldukça zengindir.

En önemli akarsuyu İyidere deresidir.  Kıyı kesiminde ılık ve bol yağışlı bir iklim olmasına rağmen, içerilere doğru gidildikçe rakımın artmasıyla birlikte iklim sertliği görülür. Ortalama sıcaklık 14 derecedir. Yıllık yağış ortalaması metrekareye 230 kg’dır.


İyidere'de Görev Yapan Kaymakamlar  
Adı ve Soyadı
Ünvanı
 Başlama
Ayrılma
Açıklama
Erhan Özdemir
Kaymakam
07.08.1991
26.08.1992
Ertuğrul Kılıç
KaymakamV.
14.09.1992 13.10.1992
Şevket Cinbir Kaymakam 29.03.1993 09.09.1994
Fikret Zaman Kaymakam V. 09.09.1994 12.01.1995
Günay Öztürk Kaymakam 02.06.1995 01.04.1996 Askere gitti
Kadir Çakır
Kaymakam V.
10.04.1996 10.08.1996 Askerlik dönüşü
Günay Öztürk Kaymakam 06.12.1996 03.09.1997
Fahri Meral Kaymakam 13.09.1997 23.10.2000
Ali Çelik Kaymakam V. 14.03.2001 10.09.2001
Adem Ünal
Kaymakam Y.
24.10.2001 20.10.2006 Vali Yardımcısı
Bülent Uygur
Kaymakam
20.11.2006 03.12.2008
Ali İkram Tuna
Kaymakam V. 01.01.2009 03.04.2010
M. Çağrı Özpolat Kaymakam 04.04.2010 19.07.2013

Ömer Faruk Tuncer Kaymakam 25.07.2013
01.12.2016 R.Gazete

Orhan Altun
Kaymakam
01.12.2016 R.Gazete
Görevde





ASPET TÜRKÜSÜ
1
Aspet'ten Liparit'a
Kim elçiledi beni ? 
Almazdum İsmail'i
Gelin Kandirdi beni

2
Gittum kaya ustine
Kayinum vurdi beni
O beyaz entaremlan
Doktorlar gördü beni
3
Gelin ne ettum sağa
Günağun tutti beni
Mesbabucum gelince
başimdan vurdi beni
4
Duğunciler gelince
Çarşafladiler beni
O Malpet'ten aşaği
Selamladiler beni

5
Liparit'un dibine ağam
Endurdi beni
Emicemun malina
Kayinum vurdu beni
6
Emicemun evine sal
Getürdiler beni
O kiymetli odama
Kanli Koydular beni
7
Gelinluk elbisemlan
Doktor Bey gördü beni
Güvey gelmiş odama
'Seni kim vurdi ?' dedi
8
Ben da söyledim oğa
Kardaşun vurdi beni
Gece sabaha kadar
Polis bekledi beni

9
İki saat yaşadum anne
Çok ağla beni
İki saatten sonra
Azrail aldi beni
10
Gelinluk elbisemlan
Kefene sarun beni
Tel duvağum yüzüme
Tabuta koyun beni
11
Yaşum on beş yaşinda
Neler geldi başuma
Akibeti kuş kondi
Mezaremun taşina
12
Tel duvağumi asun
Beni gören ağlasun
Su tokun mezareme
Usti çimen bağlasun
 
13
Konsolumun kilidi
Gül üstüne kurudi
Bir İsmail'den sebep
Gençluğum da çurudi
14
Malpet'un yalisina
Vardur bakir parasi
Hemdiye yureklerum
Doldu kurşun yarasi
15
Bahçelerde kediler
Mirnav mirnav dediler
Kardaşumla gelinum
Başumi da yediler
16
Beyaz ati nalladum
Soğuksuya yolladum
Gideyirum konşilar
Allah'a simarladuk


BİLMECELER
  •  Uçar uçar beyaz saçar? (Değirmen)

  • Beyaz çayır, kara tohum, el eker, dil biçer? (Kağıt-Kalem-Çizmeksöylemek)

  • Anası eğri mana, babası doğru mana, kızı gayetten güzel, oğlu meyhanede gezer? (Asma, Ağaç, Kız Üzüm, Oğul, Şarap)
  •  Ozi, azi, azi, biner bazi, bi burni var kirk cozi? (Çarık)

  • Dişbudak dibi sulak bir kafaya kirk kulak? (Değirmen çarkı)

  • Meşeye doğar, meşeye büyür eve gelir don giyer? (Bel sapı)

  • Kendisi pire kadar, boyu minare kadar? (Kendir)

  • Elemez elemez, ateşun yanına celemez: celsa da ceri dönemez? (Tereyağı)

  • Altı cehennem usti cehennem içinde garip nenem? (Plekide mısır ekmeği)

  •  O nedur ki efrun defrun, çuflendukçe dirilur. Keten cornlek, yeşil cuppe ciyinur. Hanceri beline takma ile, puskul sallarna ile? (Mısır)

  • 11- Dağdan celur hop hop, ayağına zilli top, Eğilur su içmağa, kiçi vurur yırmağa? (Arı)

DEYİŞ VE ATA SÖZLERİ
MAHALLİ DEYİŞLER
  • Aceleye mineşşeytan, çok zorlama kesilur kaytan
  • Bahane siğirlere dolanıyı sirtlere
  • Ben her yerden yikilmiş hükümetim
  • Biri dama girer, biri damdan çıkmaz.
  • Demir taradi sağa da yaradi
  • Deremenden unli geldum, tokmaktan tozli celdum
  • El eliyla ilana tutma, ilana da yazik olur
  • Enişte cel yediye çakaçukalar pişti; eniştenun yureği lokum yemekten şişti.
  • Et diline, piçak eline
  • Ettim kizima nasihat, tutmadu oğa bir saat
  • Evi sildim supurdum, kutis geldi oturdu
  • Ğopeçiden terazi, şeyden olur diremi
  • İnatum inat olsun, comuklerum kurusun
  • Kalktı rahmetli, oturdi korbakor
  • Kedi işer denize olur oğa ortak
  • Kedinin etini yerum, başkasina minnet etmem.
  • Kendume yer edeyim bak sağa ne edeyim
  • Kim verursa bağa yerum, ben ondan yana derum
  • Köpek tüyünü değişir, huyunu değişmez
  • Kurdun adi çikti, çakallar paş koparayi
  • Malum, vereyim mi seni iyi olayim, vermiyeyim mi da koti olayim
  • Misiri yedun yedun torbayi ne delerdun
  • Ne doğrarsan çanağuna, o gelur kaşuğuna
  • Ne ettum da ne kazuğa vurdum
  • Ne verursan elunlan o gelur senlan
  • Oçuz dağa ceberuru, zarari eve celur
  • Ortak mala çöpek bile işemez
  • Pahane uşağa, yarısı bayişağa
  • Siçan delikten siğmayi, hopeçileri da  peşine
  • Sirğan yerina sirğan biter
  • Sünçer düştü terekten kirdi belini
  • Temeliya çağirur gelin kaynana gibi
  • Yalan dibine tencere yokki otsun
  • Yatan elmez, yeten elur
  • Yeduk içtuk gözden duştuk
  • Yel esmeyince yaprak sallanmaz
  • Yeni yeleğum yeni, nereye asayim seni, haçan eskilenursun nere atayim seni
  • Yukinun harmani olmaz
  • Akli  vapur etmek
  • Anami satti da durdu
  • Musibet vere sağa,
  • Katirun kuyruğu ağarmaz
  • Pakliya muncurlari, 
  • Tatuli yalamak, 
  • Tokule muncurlarun, 
  • Vay başuna da der kellene
  • Vurdum başuna bi manela
  • Yureği kaçmak


BAZI HASTALIKLAR VE YÖRESEL TEDAVİ YOLLARI

GUATIR TEDAVİSİ

Guatır'a yörede "Ğurtuli şişmesi" denilir. Guatınn tedavisi kullanılmış muğanası (Nal Çekici) ile yapılır, Guatınn iyileşmesi için ayın birinde, onbirinde, yirmi birinde ve otuzbirinde olmak üzere ayda dört kere muğanası ile guatara vurulması gerekirmiş. Guatıra vurulduktan sonra da her seferinde yedi kere "Mübin" duası okunarak üflenirmiş.

HURMA HASTALlGI (SIKINTIYLA GELEN DİŞ VE BAŞ AĞRlLARI İLE BOĞAZLARIN ŞİŞİP İLTİHAPLANMASI)

Hurma hastalığı hurma duası ile tedavi edilirdi. "Oğurma, oğumra, mimsarı , mimradi, emsarı, emradi, teoseri, atteseri, teona, tikana, geri cidesun ceri" denilir, bıçakla yüz daire çizilir, üç kere dönülür ve "bıçak Kaf dağının ardına" diyerek üflenip arka tarafa atılır. Bu duayı yapanlar kadınsa, duayı erkeklerden; eğer erkekse, duayı, kadınlardan öğrenmiş olması şartı vardır.

BADEMCİöİN TEDAVİSİ

Böğürtlen dikeni (Fuska tlçenl) kökleri ile birlikte bir saat kadar su ile ptşırıltr. Su süzdürülüp bir gece ayazda bekletilir. Gargara yapılarak bademcik iyileştirilir.

SARILIGIN TEDAVİSİ

Bir miktar şap ince ince dövülüp toz haline getirilir. (Beş yaşından küçükler için bir çay kaşığı, büyükler içinl,S çay kaşığı şap kullanılır) Dövülmüş şap bir bardak yoğurt ile karıştınlır. İnce bir tülbentle iyice sızdınlır. Hastanın başına sarılıp üç gün bekletilir. Hasta üç gün boyunca yıkanmaz. (umurniyetle bu ilaç çocuklar için yapılır.)

Sanlığın diğer bir tedavisi: Dışbudak ağacının bademi soyulur. Bir tencere su ile kaynatılır. Bir gün ayazda bekletilir. Yedi sabah aç kımına içilir.

KOÇA TEDAVİSİ

Elde ve ayakta bulunan, sert, mantarısı bir hastalığın adıdır. Koça için iki değişik tedavi şekli uygulanmaktadır:

1- Bir elma ortasından yanlır. Bir tutam kalın tuz "İhlas Süresi" okunarak koçalann üzerine sürülür. Sonra bu okunmuş tuz tekrar üç ihlas okunarak ikiye bölünmüş elmanın içine konur. Bu elma hiç konuşmadan sığır gübresinin içine gömülür.

2- Çam ağacının en tepesindeki filiz tam kınlmadan ayırıp alınır ve koçaların üzerine gezdirilir. Üç İhlas ve Fatiha Süresi okunarak "çam ağacının tepesi kuruyana kadar yaram da aynı çam gibi üç gün üç gece içerisinde kurusun" denir. Ve hastalık iyileşir.

Kaynak: Rize Kültür Derlemeleri, İyidere İlçesi Kültür Derlemeleri Bölümü, Ömer Naci AK, 2. Baskı, 2011

İyidere Lisesi
Okulumuz 1959 Yılında İlçemizin denize kıyı mahallesi olan Fıçıtaşı Mahallesinde Ortaokul olarak ilk kez eğitim ve öğretime başlamıştır. 1977 Yılına kadar sadece ortaokul olarak faaliyet gösteren okulumuz, o yıl Lise kısmının açılmasıyla beraber bünyesinde ortaokul olan lise konumunu kazanmıştır. Ancak 1997 yılında kesintisiz sekiz yıllık eğitime geçilmesiyle beraber bünyemizdeki ortaokul kısmı ilçemiz merkez ilköğretim okuluna devredilmiş, bu tarihten sonra sedece lise çağındaki öğrencilere hizmet vermeye başlamıştır.

Okulumuzun ilk müdürü çevremizde disiplinli çalışmasıyla ön plana çıkan, bir müddet bakanlık müfettişliğide yapan sayın Mehmet Salih TURAN bey olmuştur.
1959 Yılından beri ilçemizin tek ortaokulu, 1977'den sonra ise tek lisesi olan okulumuz eğitim ve öğretimdeki başarıları ile ön plana çıkmıştır. 1970 ve 1980 Yıllarda birçok spor, kültürel faaliyetlerde ülkemiz ve ilimizde başarılar kazanırken çevremizde tanınan birçok meslek adamınında kaynağı olmuştur. Bugünde aynı şevk ve azimle daha kaliteli ve başarılı bir okul olma yolunda çalışmalarımız devam etmektedir.

Kaynak: İyidere Lisesi Resmi Sitesi